• İNEK SÜTÜ

    En Az : 0.90 TL

    En Çok : 1.10 TL

    Hayvansal Ürünler

  • MISIR SILAJI

    En Az : 0.15 TL

    En Çok : 0.20 TL

    Çeşitli Maddeler

  • OT(YONCA

    En Az : 0.43 TL

    En Çok : 0.48 TL

    Çeşitli Maddeler

  • DÜVE KARKAS YAĞLI

    En Az : 25.00 TL

    En Çok : 25.00 TL

    Kasaplık Canlı Hayvanlar

  • KUZU KARKAS YAĞLI

    En Az : 32.00 TL

    En Çok : 32.00 TL

    Kasaplık Canlı Hayvanlar

  • KOYUN KARKAS YAĞLI

    En Az : 28.00 TL

    En Çok : 28.00 TL

    Kasaplık Canlı Hayvanlar

  • TOSUN KARKAS YAĞLI

    En Az : 27.00 TL

    En Çok : 27.00 TL

    Kasaplık Canlı Hayvanlar

  • İNEK KARKAS YAĞLI

    En Az : 24.00 TL

    En Çok : 24.00 TL

    Kasaplık Canlı Hayvanlar

  • ARPA YEMLİK

    En Az : 0.65 TL

    En Çok : 0.75 TL

    Hububat

  • BUĞDAY

    En Az : 0.70 TL

    En Çok : 1.00 TL

    Hububat

 

 

 

Coğrafi Yapısı

Yüzölçümü 3.588 Km.yi bulan bölgenin Ermenistan ile hududunu boydan boya Aras Nehri teşkil etmekte olup, hattı 51 km.dir. İl, Dünya coğrafyasında eşine ender rastlanabilecek bir özelliğe sahiptir. Bir yandan yurdumuzun en büyük ve dünyanın sayılı büyük dağlarından biri olan büyük Ağrı Dağı'nın 5165 metre yüksekliğindeki buzullarla kaplı sivri tepeleri ile diğer taraftan yüksek Doğu Anadolu platosunda ortalama rakımı 800-900 metre arasında değişen ve turunçgiller ile zeytin dışında her türlü meyve ve sebzenin bolca yetiştirilebildiği bereketli Sürmeli (Aras) çukurunu bünyesinde iç içe barındırmaktadır. İlin güneyinde yükselen Ağrı Dağı'nın zirvesindeki kar ile ovada yetişen pamuğun rengi soğuk ve sıcağı adeta yan yana  getirmektedir. Bu özellikleri onu, yurt sathında "Doğunun Çukur ovası" olarak tanınmasını sağlamıştır.

 

        Doğu Anadolu gibi yüksek platolar ve dağlık bölgelerin geniş yer kapladığı bir bölgede bulunan İl, gerek iklim, gerekse toprak ve bitki örtüsü gibi tabii çevre özellikleri bakımından oldukça farklı özellikler gösterir. Bölge, Aras Nehri'nin birtakım birleşme boğazları ile birbirlerine bağladığı depresyonlardan (çöküntülerden) birisini oluşturur. Ancak, bu depresyon bölgesi, Aras nehri ve bu nehrin yatağı boyunca geçen Türkiye-Ermenistan sınırı tarafından hemen hemen iki eşit parçaya bölünmüştür. Sınırlarımız dışında kalan Erivan (Revan) ovası ile Iğdır Ovası'nın birlikte oluşturduğu bu depresyon bölgesinin tümüne "Sürmeli çukuru" da denilmektedir. Fakat yörede bu çukurluğun sınırlarımız içerisinde kalan kısmına "Sürmeli Çukuru", Ermenistan sınırları içerisinde kalan bölümüne ise "Sahat çukuru" adı verilmektedir.

 

        Sürmeli Çukuru, Arpaçay'ın Aras'la birleştiği Ergüder mevkiinden başlayıp, Aras nehrinin ülkemiz sınırlarını terk ettiği Türkiye-İran-Nahcıvan sınırlarının birleşme noktasına kadar devam eder. Yükseltisi, batıdan-doğuya ve güneyden-kuzeye doğru azalan bu çukurluğun merkezinde Iğdır şehri kurulmuştur. Aras nehri boyunca doğu-batı doğrultusunda uzanan Iğdır Ovası, Batı Iğdır, Doğu Iğdır ve Dil Ovası’ndan oluşmaktadır. Iğdır Ovası'nın güneydoğuya doğru bir uzantısı durumunda olan Dil Ovası (Dil Ucu), aynı zamanda ülkemizin en doğu uç noktasını (44 48') oluşturur. Bölgenin güneyinde, kabaca batı-doğu doğrultusunda uzanan Orta Toroslar'ın uzantısı ve Munzur dağlarıyla başlayıp Karasu-Aras dağlarıyla devam eden dağlık kütlenin doğudaki bölümü yer almaktadır. Bu bölüm üzerinde yer alan dağlar sırasıyla batıdan doğuya doğru Durak Dağı(2811) m), Zor Dağı (3.196 m), Pamuk Dağı (2.639 m) (Pamuk Dağı geçidi ile Büyük Ağrı Dağı’ndan ayrılan Pamuk Dağı ve Zor Dağı batısındaki Asma Geçidi ile Durak Dağlarından ayrılmaktadır. Pamuk Dağı ile Zor Dağları arasında Çilli Geçidi bulunur.) Büyük Ağrı Dağı (5.165 m) ve Küçük Ağrı Dağı (3.986 m) dağlarıdır. Türkiye'nin en yüksek dağı olan Ağrı Dağı, İran ile tabii bir sınır teşkil eder. Anadolu ile Asya'dan uzanan sıradağların bir nevi buluşma noktasıdır.

 

İKLİMİ VE BİTKİ ÖRTÜSÜ           

 

        Iğdır Ovası ve çevresinde Akdeniz iklimine yakın karasal iklim hüküm sürmektedir. Iğdır Merkez, Karakoyunlu ve Aralık ilçelerinde kışları serin, yazları sıcak ve kurak geçmektedir. Yağış rejimi düşüktür, Tuzluca ilçesinde ise rakım farkından dolayı il merkezine ve diğer ilçelere göre sıcaklıklar biraz düşüktür. Aras nehri boyunca doğu-batı doğrultusunda uzanan Iğdır Ovası, Batı Iğdır, Doğu Iğdır ve Dil Ovası’ndan oluşmaktadır. Iğdır Ovası'nın güneydoğuya doğru bir uzantısı durumunda olan Dil Ovası (Dil Ucu), aynı zamanda ülkemizin en doğu uç noktasını (44 48') oluşturur. Bölgenin güneyinde, kabaca batı-doğu doğrultusunda uzanan Orta Toroslar'ın uzantısı ve Munzur dağlarıyla başlayıp Karasu-Aras dağlarıyla devam eden dağlık kütlenin doğudaki bölümü yer almaktadır. Bu bölüm üzerinde yer alan dağlar sırasıyla batıdan doğuya doğru Durak Dağı(2811) m), Zor Dağı (3.196 m), Pamuk Dağı (2.639 m) (Pamuk Dağı geçidi ile Büyük Ağrı Dağı’ndan ayrılan Pamuk Dağı ve Zor Dağı batısındaki Asma Geçidi ile Durak Dağlarından ayrılmaktadır. Pamuk Dağı ile Zor Dağları arasında Çilli Geçidi bulunur.)   Büyük Ağrı Dağı (5.137 m) ve Küçük Ağrı Dağı (3.980 m) dağlarıdır. Türkiye'nin en yüksek dağı olan Ağrı Dağı, İran ile tabii bir sınır teşkil eder. Anadolu ile Asya'dan uzanan sıradağların bir nevi buluşma noktasıdır.

İL TOPOĞRAFYASI

        Iğdır İli’ne bakıldığında bölge iki kısımda ele alınabilir. Birincisi bölgenin yaklaşık %26’sını oluşturan 922 Km2’lik ova alanı, ikincisi ise yaklaşık %74’ünü oluşturan 26178 Km2’lik dağlık alanıdır. Iğdır’ın bulunduğu ovanın güneyinde batı-doğu doğrultusunda uzanan Orta Toroslar’ın uzantısı ve Munzur Dağları ile başlayıp Karasu-Aras Dağları ile devam eden dağlık kesimin doğudaki bölümü yer alır.

        İki bölümden oluşan ovalık alanlardan birinci bölümü 832 Km2’lik Iğdır (Sürmeli) Ovası, ikinci bölümü ise 90 Km2’lik Dil Ovası’dır. Ovaların genişliği yaklaşık 20 Km. kadardır. Iğdır Ovası’nı güneyden kuşatan dağlık kütleler, ülkemizin en yüksek dağı olan Büyük Ağrı Dağı ve hemen doğusundaki Küçük Ağrı Dağı’dır.

        İlin güneydoğusunda; Büyük Ağrı Volkanik Dağı yükselmektedir. Dağın 5.000.m yükseklikteki kesiminde devamlı kar ve buzullarla kaplı bir "krater düzlüğü" ün bulunduğu kabul edilmektedir. Büyük ve Küçük Ağrı Volkanik dağları arasındaki 2687 m yüksekliğindeki geçide "Serdarbulak Geçidi" denilmektedir.

       Ağrı Dağına Oğuzlar, Arkadaki Dağ anlamına gelen "Arkuri", 1290 yılında bölgeden geçen Marko Polo "Arkdağ", Katip Çelebi ünlü eseri Cihannüma'da ve Evliya Çelebi Seyahatname adlı eserinde "Kül-i Argı" adıyla bahsetmişlerdir. Batılıların daha çok "Ararat" dedikleri Ağrı Dağı'na Arap Coğrafyacıları "Cebel-el-Haris", İranlılar ise "Küh-i Nuh" adını vermişlerdir. Aslında, iki volkan konisinden oluşan Ağrı Dağı, Serdarbulak geçidi adlı boyun noktası ile Büyük ve Küçük Ağrı  kütlelerinden oluşur.

        Ağrı Dağı; Türkiye, Ermenistan, Nahçıvan ve İran devlet  sınırlarının kesişme noktası yakınında yer alır. Zirve yüksekliği 5.137 metredir. Türkiye’nin ve Avrupa’nın en yüksek noktası olan Ağrı Dağı, Doğu Anadolu Bölgesi’nde, Erzurum-Kars Yaylası kesimini Murat Havzası’ndan ayıran merkezi Karasu-Aras Dağları’nın doğu ucunda yükselen, büyük bir volkan konisidir. Küçük Ağrı Dağı ile birlikte çevre uzunluğu 128 km’dir. 1.188 kilometre karelik bir taban üzerine oturmaktadır. Dağın tepe tarafı üç doruklu olup en yükseği Iğdır’a bakmaktadır.

        Büyük Ağrı Dağı’nı etrafı andezit formasyondan oluşmaktadır. Dağın yamaçlarından püskürmüş süngerimsi yapı gösteren bazalt akıntıları kuzeybatı ve güneydoğu yamaçlarını kaplamıştır. Büyük Ağrı dağı zirvesinin 5 km kadar kuzey batısında bulunan Küp gölü Dağı, bazal kütlelerden oluşmuştur. Bu kütlenin yüksekliği 3.300 metreyi aşmaktadır. Güney doğusunda Biçare Dağı (3.095 m) çevresinde koniler halinde tepeler yer almaktadır. Burada ağzı batıya doğru açık, 400 metre çapında bir krater bulunmaktadır. Ayrıca Büyük Ağrı volkanik kütlesinin doğu kesiminde bulunan üç parazit konilerden biri olan Çataltepe (4.500 metre)’ den çıkan lavlar, Aras Nehri’ne kadar yayılmıştır.
 Küçük ve Büyük Ağrı, beş ana volkan devresi göstermişti. İlk aşamada piroklastik lavlar püskürterek faaliyete geçmiştir. İkinci aşamada;  andezit, trakit-andezit, trakit ve ponza püskürtmüştür. Üçüncü aşamada ise; bazaltik kökenli lav ve tüfler çıkarmaya başlamıştır. Dördüncü aşamada ise; merkezsel püskürtmeler sonucu andezit lavlar çıkaran Büyük Ağrı Dağı, bugünkü görünümüne ulaşmıştır.

 

        Bölgede zaman zaman volkanik veya teknik kökenli deprem olayları gözlenmektedir. Ağrı Dağı; jeolojik ve jeomorfolojik bakımdan genç, sönmüş bir yanardağdır. 1840 yılında bir deprem sonucunda Büyük Ağrı Dağı’nın kuzey yamacında kaya ve buzul blokları kopmuştur. Bazı araştırmalar göre de; sıcak su patlaması sonucu büyük bir heyelan vadisi (Cehennem Deresi) oluşmuştur. Bu heyelan Ahura (şimdiki Yenidoğan Köyü) ile Yakup Peygamber Manastırı’nı tamamen ortadan kaldırmıştır. Ahura Köyü yerine kurulan Yenidoğan Köyü (1700 m)’den başlayarak dağın zirvesine kadar uzanan bu derin vadinin içinde 6-7 kilometre uzunluğunda ve üzeri toprak-taşla kaplı buzul dili bulunmaktadır. Söz konusu çöküntünün güney yamacında ve yaklaşık 2.800-3.000 metre yükseklikte “Yakup Peygamber Çeşmesi” adında pınar bulunmaktadır. Buzul çığları düşmesi ve çok dik olması nedenleri ile bu çöküntü vadisini izleyerek dağa çıkmak mümkün değildir.  Büyük Ağrı’nın eteklerinde yöre halkının “İnek Vadisi” dediği yerde doğal barınak işlevi gören mağaralar bulunur.

        Ağrı Dağı’nda 4.000 metre yüksekte, yaz-kış erimeden kalan karlar başlar. Dağın doruğundan aşağı 1000 metrelik bölümü sürekli karlarla kaplıdır. Doruk kesiminde de “buzul takkesi” bulunmaktadır. Bu kesimde 11 adet asılı buzul belirlenmiştir. Buzul dillerinin uzunluğu 500 metre ile 1.5 kilometre arasında değişmektedir. Bunlardan yaklaşık 3.500 metreye inen Cehennem Deresindeki  buzul dili en uzun olanıdır. Buzulların kalınlığı yaklaşık 50 metreyi bulur. Büyük Ağrı’nın takke buzulu 12 km2’lik  yüz ölçümüyle Türkiye’nin en büyük buzulunu oluşturur. Dağın doğu yönündeki Buzhane mevkiinde takke buzulundan sık olarak çığlar kopmaktadır. Aralık İlçesi’ne bakan doğu zirvesinden Mıhtepe’ye doğru açılan yamaçta kükürt sızıntısı bulunduğundan karlar sararmıştır.

        Büyük Ağrı’nın güneydoğu tarafında yükselen Küçük Ağrı dağı, Büyük Ağrı’nın aksine daha dik ve tam bir koni biçimindedir. Ağrı’nın 4.500 metresinin üzerinde sis, kar yağışı ve şiddetli rüzgar görülür. Bu bölgede yazın havanın en bozuk olduğu zaman, Temmuz sonu-Ağustos başıdır. Yörede dönem “Kuyruk Fırtınası” olarak adlandırılır.  Dağın yamaçlarında ağaçsı bitki örtüsü seyrektir. Bazı kesimlerinde huş ve ardıç ağaççıkları bulunurken, 1.500-3.500 metre arası otlaklarla kaplıdır.           

        İlin batısında, Aras nehrine kabaca güney-kuzey istikametinde uzanan ve Iğdır ile Kars İl sınırlarını da oluşturan "Gaziler Deresi" bulunmaktadır. İlin, kuzey sınırını oluşturan ve önemli akarsularından olan Aras nehri, kaynağını Bingöl Dağlarından alarak Tekman, Pasinler, Horasan ve Kağızman çöküntülerinden geçtikten sonra Iğdır Ovasına girmekte ve Dilucu mevkiinde ülkemizi terk ederek Azerbaycan'dan Hazar Denizi'ne dökülmektedir.

        Dışa çıkış akışlı bir havza olan Iğdır Ovası’nın Aras Nehri’nden sonra diğer su üstü kaynakları; Orta Karasu, Aşağı Karasu, Yakup Deresi, Karaçomak Deresi, Güngörmez Deresi ve Gaziler Çayı’dır. Orta Karasu, pınarlarla beslendiğinden taşmamakta, Ağrı Dağı’ndaki karların erimesi sonucu, genellikle Mart-Haziran ayları arasında su seviyesinde yükselme görülmektedir.  Aras nehri boyunca kabaca doğu-batı istikametinde uzanan Iğdır Ovasının Dilucu denilen yere kadar olan uzunluğu 100 km.ye yaklaşır. En geniş yeri 19 km olan ova, vaktiyle Ağrı Dağı'nın püskürttüğü lavların kuzeye doğru yayılmasıyla Taşburun beldesinde 6 km.ye kadar daralmıştır. Taşburun'dan itibaren ova
genişleyerek Adetli köyünde 15 km.ye yaklaşırken, doğu yönünde devamlı daralarak  Dilucu'na kadar devam eder.

        İl’de bulunan Küp Gölü, Ağrı dağı’nda doruğun güneyinde yer alan bir krater su birikintisi olup, zemin yapısının volkanik ve  geçirgen olması ayrıca su beslemesinin mevsimsel olarak karların erimesine bağlı olması nedenleri ile senenin belli kesimlerinde kuruyan ufak bir göldür. Günümüzde yaya veya güçlü arazi araçları dışında ulaşımı bulunmamaktadır. İlin büyük göllerinden biri olan Balıklı Göl, denizden yüksekliği 2241 metre dir. Iğdır Merkezinin güney doğusunda, Tuzluca Sinek Yaylasında alabalığı ile meşhur bir lav-seti gölüdür. Derinliği bazı kesimlerde 100 metreyi aşan gölün alanı yaklaşık 34 km ‘dir. Soğuk su kaynaklarının göl civarında olması gölü bu açıdan önemli kılmaktadır. Sazan ve kırmızı pullu alabalığın bulunduğu gölün ortasında kayıklarla gidilebilen küçük bir ada bulunmaktadır. Gölün kuzey kısmı  dağlık, güney kısmı ise düzlüklerle çevrilidir.

        Ovanın, Taşburun beldesi ile Koçkıran köyleri arasında çekilecek bir hattın batısında kalan bölümüne "Batı Iğdır Ovası", adı geçen yerler ile Türkiye-İran sınırı arasında kalan bölümüne "Doğu Iğdır Ovası", Aras nehri ile Aşağı Karasu Çayı arasında ve Ateştepe'nin doğusunda kalan bölümüne ise "Dil Ovası" denilmektedir. 832 km2 Iğdır Ovası ve 90 km2 Dil Ovası olmak üzere toplam yüzölçümü 922 km2 olan ovanın; bağıl yükseklikleri 60 metreyi geçmeyen Kireçtepe ve Ateştepe gibi yükseltileri  hariç tutulursa tamamen düz ve engebesiz olduğu söylenebilir.

        Ovanın genel eğiminin az oluşu ve taban suyu yükselmesi gibi nedenlerle bazı yörelerinde bataklık alanlar meydana gelmiş ise de, 1969 yılına kadar DSİ tarafından yürütülen drenaj çalışmaları sonucu, bu bataklıklar önemli ölçüde kurutulmuştur. Yatak derinliğinin çok az oluşu nedeniyle özellikle Nisan ve Mayıs aylarında taşkınlara sebep olan Aras Nehri boyunca 1970 yılından itibaren DSİ tarafından setler inşa edilmiştir.